Abdullah Reha Nazlı – Biyografi

1987’de Kütahya’da doğdu. Türkiye’nin en başarılı liselerinden birini kazanmış olsa da, küçüklüğünden beri okuduğu bilimsel kitapların da etkisiyle; internetin, cep telefonlarının, teknolojinin yaygınlaşmaya başladığı o yıllarda ilgisinin bilgisayara kaymasına engel olamadı. Okul geleneğinde olduğu üzerine arkadaşları gibi Türkiye’nin en başarılı bir üniversitesilerinden birine gitmediği gibi, üniversitenin ilk dönemindeki rahatsızlığı nedeniyle hastanede geçirdiği günler de üniversite hayatının kötü başlamasına neden oldu.

Kaybedecek bir şey kalmadığı hissinin verdiği rahatlık ile üniversitenin ilk senesinin kalan dönemini kitap okuyarak ve internet cafede keyif için web tasarım öğrenerek geçirdi. Keyif için yaptığı çalışmaların bir portfolyo oluşturması üzerine ilk freelance işlerini almış oldu. Web ve dolaylı olarak grafik üzerine dikkat çeken bazı çalışmalar uzaktan eğitimle ilgili bir işe girmesini sağladı. Burada video tasarımı, sinema teknolojileri ve online eğitim tecrübeleri edindi. Derslerde kitap okuyup bir yandan da üniversitenin kantinini ofis olarak kullanıyordu. Bu zamanda yıllar içinde çeşitli kulüpler kurarak fakültesinde 50’ye yakın etkinlik düzenledi ve üniversite arkadaşlarının tümünü internette topladı. Sosyal medyanın ilk yıllarına gelen bu dönemde sosyalliği internete taşımanın stratejilerini deneyimledi ve çağ değişimine tanık oldu. 2010’da Türkiye’deki ilk sosyal medya uzmanlarından biri olarak işe girdi. Bu döneme kadar yaşanmış tespitlerinden oluşan yazılarını “Bilgi Çağını Anlayamadık” adıyla kitaplaştırdı.

Bir gün derste kitap okurken mikroorganizmalarla ile ilgili dikkatini çeken bir detay üzerine, bölümünü okumakta olduğu gıda mühendisliğine ilgi duydu. Mikrobiyolojiden kimyaya, endüstriden laboratuara, sosyal bilimlerden sağlığa kadar çok geniş bir bakış açısına sahip mesleğine dikkat ettikçe; yıllardır kitaplarda okudukları kafasında birleşti. Strateji, pazarlama, psikoloji gibi tüm disiplinlerde aynı ortak yasaların kullanıldığını fark etti ve bundan sonraki tüm okumalarında bu ortak yasaların peşine düşmeye karar verdi. Bu süreci “Gıda Mühendisi gibi Düşünmek” adıyla kitaplaştırdı. 10 baskıya ulaşan kitap için onlarca üniversiteden davet alıp 15 tanesinde konferans verdi. Diğer işleri ile uğraşırken, gıda mühendisliği bölümünden de mezun oldu ve meslektaşlarının seslerinin duyurulması ile ilgili çalışmaları oldu.

Web tasarım, grafik tasarım, 3D tasarım öğreten videoları 2 milyon dakikadan fazla izlendi. İnternete binlerce içerik (infografik, yazı, fotoğraf, video, web sayfası, web projesi) üretti. Bir web tasarım ajansı, bir grafik ve video stüdyosu, bir medya merkezi kurdu. Aralarında milletvekilleri, şirketler, basın kuruluşları, resmi kurumlar da bulunan çeşitli kişi ve kurumlar için basın ve sosyal medya danışmanlıkları yaptı. Kendi kendine öğrenmenin keyfi, zamanı doğru kullanma çabası, düzenli okuma ve not alma ile sadece ilgi duyduğu konularda çalışma yapmanın tadının herhangi bir sektörde yetenek, zeka, diploma, sermaye olmadan bile neler sağlayabildiği üzerine stratejileri “Beyin Nasıl Özgürleşir” adıyla yayınladı.

Kütahya’da keşfettiği bir bahçenin potansiyel güzelliğinden etkilenerek işlerinin bir kısmını Kütahya’da sürdürme kararı aldı. Bir yandan bahçeyi okuma bahçesi haline getirirken, bir yandan da kendi okuma taleplerinden ilhamla bir kitap okuma sistemi kurdu. 100 kitap ve birkaç üye ile başlayan sistemi kullanan okurların kendisi gibi kitap tutkunları olduğunu görünce onların rahatı için bir konsept oluşturdu Türkiye’deki ilk “Kitap&Kahve” mekanı olarak tüm ulusal medyada yer aldı Bu sistemin bugün 50 bin kitabı ve 30 bin üyesi vardır. Beş yıldır kitap okuyanlara çay-kahve ikramdır. Bu sistem ve konseptle ilgili devletin çeşitli kurumları için çalışmalar yapmıştır ve bugün pek çok yerde uygulanmaya çalışılmaktadır. Bugün pek çok isim benzeri işletme bulunsa ve kitap-cafe konsepti ABD’den Türkiye’ye gelmiş olsa da, işletmesinde hala sadece kitap bulunmakta ve hala sadece kitap okunmaktadır. 2017 yılında onbinlerce üyeye ulaşan kitabevi ile daha çok ilgilenebilmek ve daha çok okuyup yazabilmek için teknoloji ve danışmanlık işlerini bıraktı. 2020’de, 1958’de dedesinin babası tarafından kurulmuş ve dört nesildir devam eden işletme ile kendi işletmelerini de birleştirerek bir şirket ve yayınevi kurdu.

Kitabevinde geçirdiği üç yılda onbinlerce kitabın arasında binlerce karıştırdı, 500’e yakın kitap okudu. Sadece kitabevindeki 50.000’e yaklaşan kitaba değil, kitap sektöründeki yarım milyon kitap arasından taramalar yaptı ve on yıllar sürecek bir okuma serüveni tasarladı. Bu arada bir okuma disiplini ve yeni bir yazma üslubu edindi. Kişisel görüşlerin ve fikirlerin önemini bırakıp sadece deney ve delile odaklanmaya karar verdi. Okuyacağı her kitabı, taradığı yüzlerce kitap arasından seçmeye başladı. Keyif için okumaya başlamış olsa da ilk yılın sonunda ”kendini eğitim” temalı bir eğitim sistemi kitabı ortaya çıktı. Sanayi İnkılabı ile başlayan iki yüzyıllık süreçte insan hayata giren toplum yapısı ile bilimin insan beyninin nasıl çalıştığı, nasıl öğrendiği üzerine keşifleri arasındaki çelişkileri ve bir insanın bu düzenden çıkıp kendi kendini nasıl eğitebileceğini “The Sistem” adıyla kitaplaştırdı. 

Mühendislikten kalma istatistik bilimi hayranlığı ile yine mesleğinden kaynaklı biyolojiye olan ilgisi sonucunda, bir yerde genetiğin istatistiksel yorumlanması olan evrim konusunu anladı ve tüm düşünce dünyasında aydınlanma yaşadı. Evrimsel psikolojinin neredeyse her şeye cevap verebilmesinden etkilendi. ”Beyin” konusunu hayat boyu araştıracağı konu olarak seçerek psikoloji, psikiyatri, nöroloji başta olmak üzere antropoloji, matematik, felsefe ile de birleştirerek disiplinlerarası genel resmi araştırmaya koyuldu. Bu araştırmanın ikinci yılında Yanılgının İcadı ortaya çıktı. İnsan beyninin doğru çalışırken de neleri yanlış yaptığı üzerine heyecanlı okumaları ve çalışmaları devam etmektedir.

Eski bir Wing-Chun ve Taekwon-do sporcusudur. Ayrıca Lichess bullet puanı 1700 civarında olan bir satranç oyuncusudur. Sinema ile ilgilenmekte ve geçmişte sinema teknolojileri ile ilgili bir konferans vermiştir. Sinemanın felsefe ile ilişkileri üzerine bir yazı dizisi yayınlamış olup hobi amaçlı kısa filmler çekmiştir. 2014 yılında 3D animasyonu dahil tüm çalışmalarını kendi yaptığı 23 dakikalık “Yol ve Biz” ismindeki animasyon filmde geçen sözleri de avangart bir kitap olarak 2015 yılında “İlerlemenin 48 Kuralı” adıyla kitaplaştırılmıştır. Kendi kitaplarının kapağını tasarlamak, mizanpaj çalışmalarını yapmak ve tanıtım fotoğraflarını çekmeyi profesyonel çalışmalara tercih etmektedir. Canon 60D, After Effects, SketchUp, Photoshop, WordPress kullanıcısıdır. İşletmelerinin tasarımlarını yapmayı sürdürmektedir. İşlerin yoğunluğunda kitabını alıp bir kafeye gidip kafa dağıtmayı alışkanlık edinmesiyle başlayan on yıllık kitap-kahve alışkanlığı devam etmektedir.

173